Lohusa depresyonu dünyada doğum yapan her 5 kadından birinin yaşadığı bir hastalıktır ve tedavisi mümkündür.

Depresyon belirtileri bebeğe bağlanma sorunu, tuzağa düşürülmüşlük hissi, suçluluk, yalnızlık, kaygı, sürekli ağlama hissi, yorgunluk, umutsuzluk, yaşama sevincinin kaybolması duygularından bir veya bir kaçının görülmesidir. Depresyon bu duyguların ara ara değil sürekli ve yoğunlaşarak hissedilmesi durumudur. Lohusa hüznünden bu noktada ayrılır. Lohusa hüznünde de benzer duygular yaşanmakla birlikte yardım geldiğinde veya bebek uyuduğunda dinlenince bu duygular geçer. Lohusa depresyonunda ise tıbbi yardım almadıkça maalesef geçmez ve sürekli hissedilir.

Her yıl Aralık’ ın 3.haftasında çeşitli etkinlik, seminer ve paylaşımlarla gündemde olmasını hedeflediğimiz Lohusa Depresyonu Farkındalık Haftası’ nda amaç öncelikle annenin yani kişinin kendisinin, sonra aile ve yakın çevresinin sonra da toplumun farkındalığını sağlamak ve annenin yalnız olmadığını hissettirmektir. Gönüllü destek grupları oluşturmak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ nın konuya dikkatini çekerek hastaneler ve aile sağlığı merkezlerinde konuyla ilgili bilinçlendime ve destek  çalışmaları yapılması ilk hedefimizdir.

Sadece bir hafta değil çeşitli platformlarda sürekli destek ve paylaşımlara devam edilmesi ve bunun yaygınlaşması amaçlanmıştır. Lohusa hakları: “Anne sağlığı ile ilgili her şeyi duyma hakkına sahiptir, kişilik haklarına saygı duyularak tedavi süreci yürütülmelidir. Hastalıkla ilgili her şeyi talep ve takip etme hakkına sahiptir. Tedavi süresince tüm detaylar ile ilgili kendisine bilgi verilmelidir. Tedavi seçenekleri sunulmalı yan etkiler tüm sonuçları ile anlatılmalıdır. İkinci bir görüş alma hakkına sahiptir. Kişilik haklarına saygı gösterilerek etrafındaki herkes ona destek olmalıdır.

Lohusa depresyonu geçiren anneye yapılabilecek destekler  “Doğum sonrası hastanede doktor ve hemşireler tarafından sadece bebek bakımı ile ilgili değil annenin psikolojik durumu ile ilgili de önerilerde bulunulmalı. Hastaneden çıkmadan çocuk doktoru ve bebek hemşireleri gibi uzman psikologlar da anneyi görmeli ve yeni annelikle ilgili sohbet etmeli, bilgiler vermeil. Bebeğin kontrolü hemşireler tarafından yapılırken anneye de “Yeni anne anketi” doldurtularak kaygı ve endişe seviyesi takip edilmeli ve ilgili ASM ile koordine çalışılmalı. İlgili ASM sadece bebeğin gelişimi ve sağlığı ile ilgili değil annenin sağlığı ve psikolojik durumu ile ilgili arayıp, ziyaretlerde bulunmalı. Baba ve olabilecek bütün aile bireylerinin desteği sağlanmalı, depresyon konusunda hepsi bilinçlendirilmeli. Dinlenme ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli, lohusanın çevresindekiler de bu konuda destekte bulunmalı. Sanal destek grupları ile iletişim kurmalı. Her ilde destek grupları oluşturularak anneden anneye deneyim paylaşımı sağlanmalı. Lohusa depresyonu geçiren kişinin yaşadıkları küçümsenmemeli.

Bu sosyal sorumluluk projesi ve manifesto Uykusuz Anneler Kulübü ve  www.uykucubebek.com tarafından hazırlanmıştır.

http://www.uykusuzanneler.com/lohusa-depresyonu-farkindalik-haftasi-manifestosu/

Sevgiyle kalın.

Zehra Dörter

Yorum Bırakınız